21/3/2008 - KÜRESEL ISINMA NEDİR?İnsan tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda, dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. İklim sisteminde vazgeçilmez bir yere sahip olan sera gazları, güneş ve yer radyasyonunu tutarak, atmosferin ısınmasında başlıca etkendirler. Sera gazlarının bulunmaması durumunda yeryüzünün sıcaklığının bugüne göre 30oC daha soğuk olacağı hesaplanmıştır. Son yıllarda atmosferde çeşitli insan aktivitelerinden kaynaklanan nedenlerle karbondioksit, metan, ozon ve di azot monoksit gibi gazlardan oluşan sera gazları, yeryüzü sıcaklığında belirgin artmalara sebep oluyor. Sera etkisinin artması, troposferin ısınmasında, stratosferin de soğumasında en önemli etken olarak gösteriliyor. |
|
|
11/3/2008 - GÖRMESİNİ BİLEN GÖZLER
GÖRMESİNİ BİLEN GÖZLER Küçük kız, kendini bildiği günden beri annesinden Cüneyd Suavi |
|
|
7/3/2008 - M. KEMAL ATATÜRKMustafa Kemal Atatürk (19 Mayıs 1881, Selanik - 10 Kasım 1938, İstanbul), Türk asker ve devlet adamı. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı (1923-1938). I. Dünya Savaşı sonrası Anadolu'da başlayan ulusal bağımsızlık mücadelesi olan Kurtuluş Savaşı'nın askerî ve siyasi önderi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurucusu ve ilk genel başkanı. Atatürk kronolojisi için bkz. önemli olaylarla Atatürk
Çocukluk ve gençlik yılları (1881 - 1905)Mustafa Kemal Atatürk, 1881 tarihinde Selânik, Koca Kasım Paşa Mahallesi, Islahhane Caddesi'nde bugün müze olan evde doğdu. 1839 doğumlu olan babası Ali Rıza Efendi aslen Manastır'a bağlı Debre-i Bâlâ (Yukarı Debre)'dandır. Milis subaylığı, evkaf kâtipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Bu çiftin Fatma (1871/72-1875), Ahmet (1874-1883), Ömer (1875-1883), Mustafa (Kemal Atatürk) (1881-1938), Makbule (Boysan, Atadan) (1885-1956) ve Naciye (1889-1901) adında altı çocukları oldu. Fatma dört, Ahmet dokuz, Ömer sekiz yaşlarında iken, o senelerde salgın olan kuşpalazı (difteri) hastalığından çocuk yaşlarında öldüler. En küçük kardeş Naciye, Mustafa Kemal'in Harp Okulu'nu bitirdiği sene, oniki yaşındayken verem hastalığına yakalanıp hayatını kaybetti. Makbule Hanım 1956 yılına kadar yaşadı. Öğrenim çağına gelen Mustafa, annesinin isteğiyle Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, daha sonra babasının isteğiyle Mektebi Şemsi İbtidai (Şemsi Efendi Mektebi)'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde Hüseyin dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Bu arada Zübeyde Hanım, Selânik'te gümrük memuru olan Ragıp Bey ile evlendi. Şimdi müze olan Koca Kasım Paşa Mahallesi Islahhane Caddesi'ndeki ev, Ragıp Bey'in evidir. Ali Rıza Bey yaşarken, Ahmed Sübaşı Mahallesi'ndeki Sanayi Mektebi karşısındaki evde oturmuşlardı. Mustafa, Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu ve 1893 yılında Selânik Askerî Rüştiyesi'ne girdi. Bu okulda Matematik Öğretmeni Yüzbaşı Üsküplü Mustafa Sabri Bey "Kemal" adını ilave etti. Fransızca öğretmeni Yüzbaşı Nakiyüddin Bey (Yücekök), özgürlük düşüncesiyle genç Mustafa Kemal'in düşünce yapısına etkiledi. Mustafa Kemal Kuleli Askerî İdadisi'ne girmeyi düşündüyse de ona ağabeylik yapan Selânikli bir subay Hasan Bey'in tavsiyesine uyarak Manastır Askerî İdadisi'ne kaydoldu. 1896-1899 yıllarında okuduğu Manastır Askerî İdadisi'nde Tarih öğretmeni Kolağası Mehmet Tevfik Bey (Bilge), Mustafa Kemal Efendi'nin tarih'e olan merağını güçlendirdi. 1899'da İstanbul'da Mekteb-i Harbiye-i Şahane (Harp Okulu)'na girerek 1902'de Mülâzim (Teğmen) rütbesiyle mezun oldu. Akabinde Erkan-ı Harbiye Mektebi (Harp Akademisi)'ne devam etti ve 11 Ocak 1905'te Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle bitirdi.
Atatürk'ün doğum tarihiAtatürk'ün kesin doğum tarihi bilinmemektedir. Gregoryen takvimi 26 Aralık 1925'ten sonra Türkiye'de kullanılmaya başlanmıştır, doğum tarihi konusundaki karışıklık ise Osmanlı döneminde kullanılan iki takvimden doğmuştur. Bu dönemde kullanılan Hicri takvim ve Rumi takvimin ortak noktaları, Atatürk'ün kaydedilen doğum yılı olan 1296'nın yanında hicri veya rumi olduğunun belirtilmemesi, gregoryen takvimde ay ve yıla bağlı olarak 1880 veya 1881 yılından hangisine denk geldiğinin kesin olarak bulunmasını zor hale getirmiştir. [1] Faik Reşit Ünat araştırmaları sırasında Zübeyde Hanım'ın Selanik'teki komşularını ziyaret etmiş ve bu konuda sorular sormuştur. Aldığı cevaplar çelişmektedir, bazı komşular Atatürk'ün bir ilkbahar gününde doğduğunu söylerken bazı komşular ise kış günü (ocak veya şubat) olduğunu iddia etmişlerdir. Atatürk'ün kendisi, annesinin ona bir bahar gününde doğduğunu söylediğini, kız kardeşi Makbule Atadan ise annesinin ona Mustafa Kemal'in fırtınalı bir gecede doğduğunu söylediğini ifade etmişlerdir. Enver Behnan Şapolyo Atatürk'ün 23 Aralık 1880'de doğduğunu öne sürmüş, Şevket Süreyya Aydemir ise bu tarihin 4 Ocak 1881 olduğunu iddia etmiştir. Şişli Atatürk Müzesi'nde gösterimde bulunan Atatürk'ün son nüfus cüzdanının üzerinde doğum tarihi kısmında 1881 görülebilir haldedir.[1] Türk Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcı kabul edilen 19 Mayıs tarihinin Atatürk'ün doğum günü olarak kabulü tarihçi Reşit Saffet Atabinen'in bir jestinin sonucudur. Atabinen'in ulusun doğuşu üzerine yaptığı bir jest 19 Mayıs'ın önemini iyi şekilde yansıttığı için Atatürk'ün takdirini kazanmıştır. İzleyen günlerde bir öğretmenin, planladıkları “Gazi” günü için Atatürk'ün doğum gününü sorması üzerine Atatürk tam tarihi bilmediğini söylemiş ve Gazi Günü için 19 Mayıs'ı önermiştir. Tevfik Rüştü Aras, Atatürk ile yaptıkları günler süren bir araştırmadan sonra doğum tarihi aralığını 10 Mayıs ve 20 Mayıs arasına daralttıklarını söyler. Atatürk bu araştırmadan sonra “neden 19 Mayıs olmasın” demiştir. Bu tarih resmi olarak halka ve diplomatik kanallarca diğer ülkelere bildirilmiştir. Ancak bu tarih ilginç bir durum yaratmıştır, 1881 yılının 19 Mayıs günü, Rumi takvimde 1297 yılına denk gelmektedir, ancak kaydedilmiş doğum tarihi Rumi 1296 yılıdır. Rumi 1296 yılı 13 Mart 1880 ile 12 Mart 1881 arasında sürmüştür, bu sebeple alternatif olarak Atatürk'ün doğum tarihi 19 Mayıs 1880 olabilir. Bu sebeplerle ne tarih ne de yıl genel kabul görmemiştir. Mustafa Kemal Derneği eski başkanı Muhtar Kumral 13 Mart 1958'deki bir basın konferansında Atatürk'ün doğum tarihini Atatürk'ün kız kardeşi Makbule Atadan'ın sözlerine dayanarak 13 Mart 1881 olarak belirlediklerini söylemiştir.Ancak Gregoryen 13 Mart 1881, Rumi 1 Mart 1297'ye denktir, Atatürk'ün doğum yılı ise 1296 olarak kayda geçmiştir, bu sebeple geçerlilik iddiası zan altındadır.[1] Atatürk'ün Rumi 1296'da doğduğuna ilişkin kayıt bulunsa da, Atatürk'ün doğum gününü net olarak söyleyebilmek için gerekli miktarda kayıt bulunmamaktadır. Atatürk'ün doğum günü Gregoryen 1880 veya 1881'e denk geliyor olabilir. Atatürk'ün doğum günü, kendi onayıyla resmi olarak 19 Mayıs olarak belirlenmiştir. Bu gün Türk Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcı olması sebebiyle önem verdiği bir gündür.[1] Köşe yazarı Yılmaz Özdil, kesin bilgi bulunmamasını eleştirmiştir.[2]
ATAMIZI SAYGIYLA ANIYORUZ.... |
|
|
23/1/2008 - Reha MUHTAR klasikleri;)Haber: Bir yüzücü 350 Tonluk gemiyi çeker. |
|
|
21/9/2007 - RAMAZAN BAYRAMI
HAYIRLI RAMAZANLAR.
HAYIRLI RAMAZANLAR DİLERİM |
|
|
16/7/2007 - elflerElf, aslen İskandinavya ve İngiltere mitolojisinde yer alan ve doğan peri halkı. J.R.R. Tolkien tarafından modern edebiyata kazandırılmış ve fantastik kurgunun en popüler öğelerinden biri haline gelmişlerdir. Tolkien'in kitabının inceleyenler, Elf'lerin inanç sisteminin Kelt Irkları ile birebir bağlantılı olduğunu açıklamışlardır. Ayrıca Tolkien'in kitapla ilgili yazılarında Elf dilinin okunuş ve yazı açısından çoğunlukla Göktürk alfebesinden alındığını belirtmiştir. Elf'lerin özellikleri; katledilmedikçe veya kederden solmadıkça ölmezler, hiç bir hastalığa yakalanmaz ve uzun yolculuklarda lembas adını verdikleri yolazığını kullanırlar. Ateş yakmaz ve ağaç kesmezler yani insanların tam aksi yöndedirler. Yaşayış tarzları olarak da, genelde doğa ile iç içe ve gelişimini doğa ile bir bütün olarak sağlayan bir halktır. Büyücülükle uğraşanları da vardır(galadriel; feanor). Asil ve alçak gönüllülerdir, asla satış yapmazlar. Mükemmel güzellik gibi bir sembol oluşturabildikleri kadar(Orta Dünya), sıradan ırk olarak da değerlendirilebilir(Unutulmuş Diyarlar). J.R.R. Tolkien'in yazmış olduğu notlardan derlenerek hazırlanan Silmarillion isimli kitapta elflerin yaratılışları ve Arda'nın birinci çağında Melkor'a karşı yapmış oldukları savaşlar anlatılır. Bu savaşlarda birçok elf, Angband'ın köleleri tarafından katledilir. Bunlar arasında ölene kadar Yüce Noldor Kralı olarak Beleriand'daki sürgünlerin efendisi olan Fingolfin de vardır.Fingolfin karanlık kuzey krallığın hemen güneyinde ülkesi Hithlum'da yaşıyordu. Ayrıca Tolkien'in oluşturduğu diğer karakter Ork'ların, karanlık güçler tarafından avlanarak şekli değiştirilmiş Elf'ler olduğu bilinmektedir. Eärendil'in Valinor'a yapacağı yolculuğa kadar elfler Morgoth'a karşı tam bir zafer kazanamadılar.Valinor Eärendil'in isteğini kabul etti ve Düşman'ı zamandışı boşluğa yolladı ve Melkor bir daha ebediyen oraya hapsoldu, boş boş gezinip durdu. Eärendil ise bir daha geriye dönmedi ve elflerin Eärendil Yıldızı, bugünkü insanların çoğunun Venüs, Türklerin Zühre dediği ve Anadolu'da hem Sabah Yıldızı, hem Çobanyıldızı hem de Akşamyıldızı olarak bilinen Dünya'ya en yakın gezegene dönüştü. Daha sonra Númenórean diye bilinen geçmiş insanların en bilge kavmi olarak kabul edilen Batılı insanların Büyük Deniz'in ortasındaki kıtaları Númenor'a giderlerken rehberleri Eärendil olmuştur. Gökte onun ışığını takip ederek kendilerine "Valar" tarafından armağan edilen kıtaya vardılar. J.R.R Tolkien' in, bütün orta dünya için yazmış olduğu hikayelerin kısaca tarihi niteliğindeki Silmarillion da geçtiği üzere elfler, Ağaç Yıllarında dünyaya gelmişlerdir. 7 Valardan avcı olarak bilinen ve suyun üzerinde dahi koşabilen, olağanüstü bir ata sahip Vala Orome, O'nların doğuşuna şahitlik eden, dolayısıyla elfleri ilk gören tanrı olmuştur. Daha sonra bu durumu, Valar' ın en kudretlisi olan Manwe' ye anlatmış ve O'nların Orta Dünya' dan mutluluk ve sonsuzluk diyarı olan Valinor' a yerleşmelerini talep etmiştir. Böylece üç büyük elf beyi, Orome' nin rehberliği ve suların tanrısı Ulmo' nun yardımıyla Valinor' a geçerek, yaşayacakları yere göz atmışlardır tabiri caizse. Bu dönem elflerin, kendi aralarında sınıflandırılma dönemi olarakta bilinir. Zira, Valinor' u keşfe çıkan üç büyük elf beyi İngwe, Finwe ve daha sonradan Thingol olarak bilinecek olan Beleriand' ın efendisi Elwe' dir. İngwe, güzellik ve tam manasıyla kusursuzluğun simgesi olan, geneli sarışın ve doğa üstü bir biçimde zarif, Vanyar Elflerinin beyi; Finwe, en becerikli ve çalışkan, aynı zamanda sivri olan Noldor Elflerinin beyi; Elwe(Thingol) ise deniz elfleri olarak bilinen ve yarısı orta dünya' da kalan, öteki yarısı da Valinor' a giden Teleri elflerinin efendisi olmuştu. Yolculuk sırasında bazı Teleri Elfleri, orta dünya' nın batı kıyısında kalmak istemişlerdi, bir kısmı ise, geri dönüş yolculuğunda, Telerilerin başı Thingol' ün, Doriath ormanlarında görüp aşık olduğu Maia Melian' ın peşinden giderek kaybolmasıyla, efendilerini aramak için orta dünya' da kalmışlardı. Noldorların bir kısmı ile Vanyarların bütünü ise Valinor' a gitmişlerdi. Böylece Orta dünya' nın batısındaki toprakların efendisi, Telerilerin başı Thingol olmuş ve Doriath krallığını karısı Melian ile kurmuştur. Valinor' da Noldor Elflerinin başı olan Finwe' nin en büyük oğlu, Feanor çalışkanlığı ile sivrilmiş ve elfler içinde bile en beceriklisi, en yeteneklisi ve aynı zamanda en hırçını haline gelmişti. El sanatlarında bir uzman olan Feanor, Arda tarihinde hiçbir nefes alan varlığın bir daha eşini yapamadığı Silmarillionları yaratmıştı. Bunlar, inanılmaz değerdeki 3 kıymetli taştı. Taşlar, Manwe' nin karısı, Işığın Valie' si Varda' nın nuru ile dolmuştu. Feanor, zamanla bu Silmarillionların etkisi ile bencilleşmiş ve Valar' a ufak başkaldırılar düzenlemişti. O sıralarda Kötülüğün Valası, büyük kara Lord Melkor, Mandos' un zindanlarından serbest bırakılmıştı ve Finwe' yi öldürerek Silmarillionları çaldı. Bundan sonra Arda' nın üzerine kocaman kara bir gökyüzü çöktü. Feanor ise Melkor' u lanetleyerek O' na Morgoth diye seslenilmesini buyurdu ve oğulları ile kendisine inanan Noldorları etkileyerek, Valar' a başkaldırıp, acıların köprüsü gıcırdayan buz Helcaraxe' den bütün bir Noldor klanını geçmeye zorladı ancak bu arada, Teleri elflerinin katlederek O'nların gemilerini aldığından, Arda üzerindeki ilk elf cinayetini de işlemiş oldu ve akraba kıyımı yapan elf olarak Valar tarafından lanetlendi. Sonunda yüksek elf Feanor, Galadriel, Feanor' un büyük oğlu Maedhros, Fingolfin ve Finrod gibi yüce elflerle Orta Dünyaya geçip Morgoth ile savaştı. Bu savaş, büyük kaos olarakda adlandırılır. Büyük kaos sonrasında Feanor katledilerek öldürüldü ve ölürken 7 oğluna bir yemin ettirdi. Bu yemin doğrultusunda Silmarillionlar Noldor Elflerinin hakkıydı ve hiçbiri bu değerli mücevherlkeri almadan Orta Dünya' yı terk etmeyecekti. Böylece Arda' daki hazin olaylar başladı. Beleriand Fingolfin, O' nun oğlu Finrod, Feanor' un oğlu Maedhros, Teleri kralı Thingol, Ossiriand' lı yeşil elfler ve liman kıyısında yaşayan Gri elfler tarafından paylaşıldı. Elfler ile Morgoth ve O' nun sadık hizmetkarı Maia Sauron ile onlarca savaş yaptılar. Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit kitaplarında isimleri çokca geçmesine karşın aslında tarihleri tam olarak Silmarillion' da yazmaktadır. Dendiğine Göre Valie Yavanna' nın kocası Aule' nin çocukları cücelere karşı yarattığı Entlere de elfler konuşmayı öğretmişti. Güneş çağlarının birinci döneminde Vanyar Elfleri' nin de yardımıyla Morgoth yenildi ve en kudretli Vala Manwe tarafından Mandos' un zindanlarına hapsedildi, Elf yurdu Beleriand sular altına gömüldü ve popüler kültürün en rağbet gören kitaplarından olan Yüzüklerin Efendisi, Aslında Belriand' ın doğusunda ve Büyük kötü Morgoth' un hizmetkarı Sauron ile olan savaşları anlatan bir eser haline geldi. Ejderha Mızrağı serisinde ve Warcraft evreninde de isimleri sıkça geçen bu ütopik topluluk role playin gamelerin en gözde karakterlerinden oldu. Wow(World of Warcraft)' de Night Elf ler olarak Alliance' ın arasında dünyayı kurtarmakla uğraşan bir topluluk iken, aynı oyunun The Burning Crusade versionunda Blood Elf ler ismiyle Horde klanında yer almışlardır. Shadowmeld ve doğuştan 1 doğa bonusu, oyundaki Night Elf lerin bazı özellikleridir. Hunter(Avcı), Druid(doğa savaşçısı), Warrior(savaşçı),Rogue(suikastçi) ve Priest (Rahip) klasmanlarını oynayabililer. |
|
|
28/6/2007 - KÜRESEL ISINMAMASAL
BİR ZAMANLAR YAĞMUR YAĞARMIŞ. SUYU HERKES KANA KANA İÇEBİLİRMİŞ. ÇOCUKLAR ÇOK MUTLUYMUŞLAR. GÖLLER, SULAR KURUMAZMIŞ. KUTUPLARDA YAŞAYAN PENGUENLER VARMIŞ. KUTUP AYILARI VARMIŞ. İKLİMLER YERLERİNİ ŞAŞIRMAZMIŞ...
ÇOK ÖNEMLİ BİR KONU ARAKADAŞLAR. BU YAZDIKLARIMA SAKIN İNANMAMAZLIK YAPMAYIN. UZMANLAR İLERİDE ANNE-BABALARIN ÇOCUKLARINI BU MASALLARDAN ANLATACAĞINI SÖYLÜYOR. TABİ BİR ÖNLEM ALINMAZSA.SİZ KONUYU HEMEN ANLADINIZ. KÜRESEL ISINMA. AŞAĞIDA BU KONUYLA İLGİLİ BİR YAZI VAR DONUNA KADAR OKUYUN LÜTFEN...
******>******> İnsanlar tarafından atmosfere salınan gazların sera etkisi yaratması sonucunda dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor.Daha ayrıntılı açıklamak gerekirse dünyanın yüzeyi güneş ışınları tarafından ısıtılıyor. Dünya bu ışınları tekrar atmosfere yansıtıyor ama bazı ışınlar su buharı, karbondioksit ve metan gazının dünyanın üzerinde oluşturduğu doğal bir örtü tarafından tutuluyor. Bu da yeryüzünün yeterince sıcak kalmasını sağlıyor.Ama son dönemlerde fosil yakıtların yakılması, ormansızlaşma, hızlı nüfus artışı ve toplumlardaki tüketim eğiliminin artması gibi nedenlerle karbondioksit, metan ve diazot monoksit gazların atmosferdeki yığılması artış gösterdi.Bilimadamlarına göre işte bu artış küresel ısınmaya neden oluyor. 1860’tan günümüze kadar tutulan kayıtlar, ortalama küresel sıcaklığın 0.5 ila 0.8 derece kadar artığını gösteriyor. Bilimadamları son 50 yıldaki sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde farkedilebilir etkileri olduğu görüşünde. Üstelik artık geri dönüşü olmayan bir noktaya yaklaşılıyor. |
|
|
26/6/2007 - ŞİİRLER
|
|
|
| geri ileri |